7 Saat Uyku ve Her 2 Saatte Bir 1 Fincan Kahve
Yahira Hernandez / Dribbble

7 Saat Uyku ve Her 2 Saatte Bir 1 Fincan Kahve

Çoğu zaman, dünyayla herhangi bir iletişim aracıyla bağlantı kurduğumuzda aslında yapmamamız gereken alışkanlıkların sağlığımıza ve yaşam kalitemize ne kadar zararlı olduğunu açıklayan bilgilerle karşılaşırız. Az ya da çok, tükettiğimiz kafein miktarı veya uyku saatlerimizin ne kadar sağlıksız olduğuyla ilgili haberlerin bizle ilgili kısmı bizi mutsuz etmesi olmasına karşın bu tarz haberler, muhtemelen bizi o davranışlardan en kısa sürede vazgeçirmek için yazılmıştır. Hayatta, bariz birtakım şeyler haricinde, çoğu kez seçim şansı bizde olsa da çeşitli açıklamalar yapan bilim insanlarıyla çelişkili şekilde yaşayan çoğu Dünyalı olarak bizler ise davranışlarımızla insanlığımızı konuşturuyoruz yazsam yeridir. İnsanın doğasında vardır çünkü: yararsız ama çekici şeylerin bizleri mıknatıs gibi çekmesi…

Bu yazıyı yazmadan önce, sabah duşumu almaya başlamadan kendi kafamda belli bir süre acaba tümden soğuk suyla mı yıkansam diye düşündüm. Daha bir gün önce buz gibi suyla yıkanmış, hem de baya bir uzun kalarak, ve bundan aşırı keyif almıştım. Sadece soğuk suyla yıkandığım için köpüklenme esnasında sıcak ve soğuk dengesini bozacağım korkusu olmadan başımdan aşağı akan suyu durdurup tekrar akıtabilme rahatlığı da çok hoştu. Fakat bu sabah hem üzerimde dünden kalan yorgunluk hem de kendi kendimi soğuk sudan tiksindirmem sebebiyle tercihimi sıcağa kaçan ılık sudan yana kullandım. Bunu şimdi burada anlatıyor olmamın sebebi şu: evet, soğuk suyu seçerek her haber sitesinde rahatlıkla bulabileceğiniz ‘soğuk suyla banyo yapın’ alışkanlığını edinmek istedim ancak sonra yine her haber sitesinde rahatlıkla bulabileceğiniz ‘kafein tüketmeyin’ uyarısı aklıma geldi. Sonra peşine ‘elektronik aletlerin radyasyonuna çok fazla maruz kalmayın’ geldi; ‘çokça sebze tüketin’, ‘tuz ve şeker kullanmayın’, ‘her gün bulmaca çözün’…

[the_ad id=”1206″]

Hepimiz yaşam kalitemizi bir bayrak gibi göndere çekerek orada tutmak ve o şekilde yaşamak istiyoruz ama bunu yapmak hiç kolay değil. Hele benim gibi ‘bir şeyi ya tam yap ya da o şeyden umudunu kes’ gibi hastalıklı düşünce kalıbına sahip kişiler için bu tam bir işkence. Sadece tuz tüketmekle veya günde en az 7 saat uyumakla hayatımızdaki eksik parçaları tamamlayarak bir bütüne ulaşmamız çok zor. Hele günde en az 7 saat uyuyup aynı zamanda bardak bardak kahve içmek çelişkisi bana saçma geliyor. Tüm bu yüksek standartlara uyarak elde etmek istediğim bütünlüğe erişememe riskini almaya çekindiğim için de gün içinde bardaklarca tükettiğim kahvemden vazgeçmek istemiyorum. Uyumadan hemen önce telefonla uğraşıyorum ya da her gün bulmaca çözmüyor ve günlük tutmuyorum. İyi mi yapıyorum, hayır. Ama eğer yukarıdaki uyaranlara uyanların yaşadığı dünya gerçekse benim mililitrelerce kahve içtiğim dünya da bir o kadar gerçek. Hayatta neyin doğru olduğu ise belki de Murakami’nin dediği gibi:

“…ille de gerçekte değildir ve gerçek de belki tek doğru değildir.”
Daha Fazla İçerik
Mandela Etkisi Nedir ve Beynimiz Bizimle Nasıl Oynuyor
Mandela Etkisi Nedir ve Beynimiz Bizimle Nasıl Oynuyor