kamu hizmeti
Giphy / Univision Noticias

Bir Kamu Hizmeti Duyurusu

Friend Zone: Deniz kenarında uzaklara dalarak tek isteğinin sevdiği kızın yanında oturup elini tutması olduğunu düşünen tatlı, duygulu ve kırılgan delikanlının görüntüsü gözünüzün önüne gelebilir. Belki de tek istediği size favori indie gruplarının karışık, gerçekten çok nadir ve önemli şarkılar barındıran, albümlerini göstermek ve anında ona aşık olmanız ama HAYIR; kızın istediği sadece arkadaş olmak (sürtük). Ya da daha az öyküleştirilmiş haliyle hoşlanılan kızın “biz çok iyi arkadaşız” (yine sürtük) hali.

Bu “friend zone” terimi günlük hayatımıza öyle sağlam yerleşti ki neredeyse hiç sorgulanmadı, sorgulanmıyor. Bu kavramla ilgili en çok arananlar: “friend zonedan nasıl kaçılır”, “friend zonedaysan nasıl anlarsın”, “friend zonedaysan ne yapman gerekir”. Kimse bu terimin kadınlara ne söylediğini ya da bizi nasıl etkilediğini düşünmek için bir saniye bile durup düşünmüyor. Neredeyse sanki kadınlar bu problemin bir parçası değilmiş gibi.

Erkekler bu terimi kullandıklarında kadınları, kalp kıran duygu sömürücüler olarak sınıflandırıyorlar. Yani “friend zone” kadınların “hayır” deme haklarından dolayı utanması gerektiklerini gösteriyor. Tıpkı evet deme haklarını kullanan kadınların “sürtük” olması gibi.

Erkekler “friend zone” kavramını sanki biz onlara bir şey borçluymuşuz gibi kullanıyorlar. Sanki kendi hayatlarımızda kimin olup olmayacağına karar vermiyormuşuz gibi, bizim yerimize karar verilmesi gerekiyormuş gibi. Sanki bize iyi davranan, birlikte güzel vakit geçirdiğimiz bir erkeğe –herhangi bir erkeğe- romantik bir ilişki ya da daha tensel şeyler borçluymuşuz gibi; ki birine iyi davranmak gerçekten en alt taban olmalı. İnsanlığın en düşük çıtasını geçtiğin için kimse sana kurabiye falan vermeyecek tatlım. Cinsiyetçi, ırkçı, sığ, birilerini hor kullanan, kendine acıyan biri olmadığını yüksek sesle söylemen gerçekten harika ama bu sahip olmadığın ‘hataları’ sıraladığın için kimse yakana altın yıldız takmayacak ya da zaten olmaman gereken şeyler için tek ayağını kaldırıp boynuna atlamayacak.

“Ben iyi bir adamım, öyle şeyler yapmam” diyebilirsin. Peki yapan erkeklere karşı duruyor musun? Yoksa kendinin ne kadar iyi bir adam olduğunu düşünürken durup onları izliyor musun?

[the_ad id=”1206″]

Dışarıda, tanımadığın bir adam sana “kalçaların çok güzel” dediğinde ona elindeki çantayı indirmek istiyorsan ya da en iyi ihtimalle yanından uzaklaşmak istiyorsan arkandan bağırır: “Belki bir iltifat nasıl karşılanır öğrenmelisin!”. Pardon, iltifat mı? Daha bir reddedilmeyi insan gibi karşılamayı öğrenememiş bir erkeğin sıklıkla “iltifat nasıl karşılanır öğrenmelisin” cümlesini kurması çok komik değil mi?

Genellikle bu “aşık” arkadaş asla varolmayan o “zone”nunda kendince romantik jestleri itinayla yapar: her sabah size bir küçük merhaba mesajı yollar, tüm özel günlerinizde yanınızda olmaya çalışır, sosyal medyaya yüklediğiniz tüm fotoğrafları beğenir, tüm arkadaşlarına sizden bahseder. Tatlı. Zararsız. Çünkü o sizinle birlikte olacağından emindir ve toplumun erkeklere öğrettiği bir şey varsa o da ısrarın her daim işe yarayacağıdır! Ama bir kadın, onunla romantik anlamda ilgilenmediğini söyleyen bir erkeğe karşı aynı romantik jestleri yaptığında evrensel olarak bu durum umutsuzca ve üzücü olarak görülür. Bu da bizi diğer bir adıma götürüyor: Stalk! Neden kadınlar daha çok stalker olarak adlandırılıyor buna da minicik değinmiş olayım.

Ama bir kadın bir erkeğe duygusal anlamda ilgilenmediğini söylese mutlaka şifreli konuşuyordur. Hayır öyle değil, gerçekten değil. İyiyim dediğinde demek istediği iyi olduğudur; tıpkı “hayır” dediğinde “düşünme aşamasında bir evet” olmadığı gibi ya da “beni zorlarsan evet”. Kadınların kendilerini doğru ifade edemediklerine inanmayı bırakın. Veya bir kadını önce siz gördüğünüz için sizin hakkınız olduğunu düşünmeyi ya da sırf pozitifsiniz diye tam da o kadının ihtiyacının siz olduğunuzu düşünmeyi bırakın.

Ama erkekler bu “friend zone” olayında evrensel bir gerçeği göz ardı ediyorlar: kadınlar erkekleri arkadaş ya da sevgili diye en baştan ikili bir seçenekle ayırmazlar. Kadınlar diğer kadınlarla, erkeklerle ya da anketlerde, testlerde cinsiyet belirtmek istemiyorumu işaretleyen insanlarla karmaşık, nüanslı, kafa karıştırıcı, fırtınalı, dolu dolu bir ilişki kurarlar. Doğal olarak erkekler de kurarlar fakat bu “friend zone”a düştüğünü belirten adamlar belli ki kadınları en baştaki ikili seçenek olayına tabi tutuyorlar.

Son olarak eğer denk gelir de biri okursa bu konunun muhataplarına sesleniyorum: Büyüyün ve reddedilmeyi olgun bir insan gibi karşılayın. Çünkü friend zone diye bir şey cidden yok ve kadınlar size hiçbir bok borçlu değil.

Daha Fazla İçerik
Renklerden Moru: Güzel Ama Buruk Bir Kitap Üzerine
Renklerden Moru: Güzel Ama Buruk Bir Kitap Üzerine