dövme
mashable.com

Bu Dövmeyi Renklendirsek de mi Yaptırsak Yoksa Bu İşe Hiç mi Bulaşmasak

Dövme işi aslında herkesin bahsettiği gibi. Ya da kimsenin bahsettiği gibi değil. En azından benim için böyle oldu çünkü “hiç acımayacak” ümidiyle gittiğim dövmecide geniş çaplı bir acıya maruz kaldım. Boyalı dövme olduğu için, ki boyalı olduğundan daha fazla acıtacağı benim de dövmecide aklıma gelmişti, bir miktar uzun ve daha acılı oldu. Yazı ya da düz siyah mürekkeple kalıbı çizilen dövmelerle boyalı olanların farkıysa tabii ki iğnenin tıpkı kağıdı boyar gibi deriyi boyamak için spiraller çizerek batırılması. Üstelik aynı yerin üstünden tekrar geçtiğinden yanan canım daha da yandı. Bir dövme nereye yapılır ve nereye yapılırsa daha az acıtır konusunda hiçbir fikrim yok çünkü henüz o kadar tecrübem olmadı (olsun da istemiyorum, ilk ve sondu) ama ince deri mantığıyla olaya yaklaşılırsa karşılaştırmanın sonucu daha somut çıkabilir.

… sırf deneyim olsun diye derini sayısız yerden deldirmek için uğraşma hiç. Gerçekten başka hobiler edin. Örneğin kitap okumak ya da yüzmek; veya yüzerken kitap okumak.

Bi’ kere şunu sorman lazım, gerçekten istiyor muyum. Çünkü ben gerçekten istedim mi? Hayır. David Bowie’nin şimşeğini tabii ki yaptırdığım için pişman değilim çünkü kendisinden vazgeçeceğimi zaten düşünmüyorum ama onun dövmesini yaptırmak zorunda mıydım? Değildim. Herhangi bir şeyin dövmesini yaptırmak zorunda mıyım? Değilim. Sen zorunda mısın? Değilsin. Yani demek istediğim sırf deneyim olsun diye derini sayısız yerden deldirmek için uğraşma hiç. Gerçekten başka hobiler edin. Örneğin kitap okumak ya da yüzmek; veya yüzerken kitap okumak. Hele de benim gibi bir şeyden, konudan, sanattan, sanatçıdan, yemekten ya da aşçıdan çabuk sıkılıyorsan bi’ 30-40 kere düşün o şekilde gerçek bir adım at diyorum. Sonuçta gerek gençken yaptırdığın haliyle gerekse yaşlandığında poşetleşecek olması muhtemel haliyle onu vücudunda sen taşıyacaksın. Eğri otur doğru konuş, iki düşün bir taşın ki akılsız taş baş yarmasın.

Neden hem dövme yaptırıp hem dövmeye karşı bu kadar negatif bir tavır takındım? Cevap: 1, her şeyin mükemmel olmasını istediğimden dövmemin görünüşüne karşı da aynı misyonu yüklediğim ve dövmeme her baktığımda daha az mükemmel olduğunu kendi kafamda düşündüğüm için (psikologluğum). 2, gerçekten acı veriyor, duygusal anlamda yaşadığımız travmalardan tutun da evin içinde dolaşırken ayak küçük parmağını masanın kenarına tak diye vurmalara kadar zaten yaşantımızda yeterince acı çektiğimizden bir de ekstradan dövmeden gelecek olan acıyı saçma bulduğum için. 3, dövmeyi yaptırdıktan sonra, “Haydi çık ve dolaş yeni dövmenle ve özgürlüğünü şehrin sokaklarında haykır!” olmuyorsun onun bi’ bakımı, bi’ adabı, bi’ kendine özgü yapılış-sonrası acısı, bi’ sızlaması var. Dövmeden sonra bir hafta jelatinli geziyorsun, o dövme kaşınıyor, ve erkeksen kılların jelatin tarafından her hareketinde çekiliyor! :@ 4, insan olarak hayatımızda başımıza bela almak konusunda üzerimize yok. Bu belaların da yüklediği çok fazla sorumluluk olacak haliyle, e bi’ de dövmenin getirdiği ve getireceği sorumluluklarla uğraşmaya üşengeçliğim elvermediği için. 5, insanlar, tepkiler, e Türkiye’deyiz; toplum, arkadaş, otobüs şoförü, bakkalcı, berber, merber…

Ben bu dövmemi 20 yaşında, en yakın arkadaşımla, sıkıcı bir dersi dinlerken bir anda karar verip yaptırdım. Hatta dövmemin şeklini bile yapacağım gün karar vermiştim.

Dövme hakkında hiç mi olumlu düşüncelerim yok? Daaat! Yanıldın. Var: 1, bir kere yatırdığın anın ölümsüzleşmesi fikri gayet cazip bana göre. Ben bu dövmemi 20 yaşında, en yakın arkadaşımla (kendisi de bu blogda yazıyor!), sıkıcı bir dersi dinlerken bir anda karar verip yaptırdım. Hatta dövmemin şeklini bile yapacağım gün karar vermiştim. O an ölümsüzleşti neyse, umarım ileride çocuğuma anlattığımda çekici bulur. 2, öyle ya da böyle, güzel (şekil, yer ve dövmenin kendi ambiyansı açısından) dövmeler kişide güzel, cool, çekici, havalı, vahşi, sanatsal durabiliyor. Ülkemizde ergenlik çağına gelen az çok her gencin de artık dövme yaptırma düşüncesine sahip olduğunu düşünürsek dövmen olduğu için daha dikkat çekebilirsin çünkü insan neyi yapmak isterse istediği başka insanlarda olanlar o kişi/kişiler için daha dikkat çekecektir. 3, koca insan oldum kendi kararımı kendim alabilirim felsefesinin elle tutulur, deriye kazıtılır hali. 4, eğer severek yaptırdığın bir dövmeyse ve kolayca görülebilen bir yerdeyse ona alışmaktan, onu her gün görmekten mutluluk duyuyorsun.

6. günün sonunda jelatin çıktığında bu haldeydi.

[the_ad id=”1206″]

Gelelim teknik bilgilere ve işin teorisine. Ben dövmemi, İstanbul, Bakırköy’deki Vagonart stüdyosunda yaptırdım. Beraber gittiğim arkadaşım @clockworklizard‘ın memnun kaldığı bir yer olduğu ve orada yıllardır da bu işle uğraştıkları (mekandan ayrılmadan bize verdikleri broşürlerinde ayrıntılı bilgiler yazmakta) için tereddütsüz kabul ettim. Fiyat olarak 240₺ belirlendi ama iki kişi yaptırdığımız ve nakit ödediğimiz için indirim kullanabildik. Dövme yapılırken sterilizasyon aşamalarını tek tek gözlemlesem de pek bi’şi’ anlamadım. Dövmemi yapan orada çalışan bir hanımefendiydi ve Bowie Şimşeği’nin renklerini seçmemde yardımcı oldu. Kendisini biraz asık suratlı bulsam da işinin profesyonelliğinden ve sol kolumun komple onda olmasından dolayı bu konunun pek de üstüne düşünmedim. Dövme yaklaşık 20-25 dakika sürdü, çok acıdı ve üzerinden günler geçmesine rağmen kaşınıyor. Dövme yapıldıktan sonra üzerine kapatılan steril jelatin ise dövmeyi korumakla kalmayıp kıllarımı da bir güzel çekiyor. Jelatin tam bir hafta kalacak ve bir hafta sonrasında ise çıkarılacak. Eğer gününden önce çıktı ise krem kullanılıp dövmenin hasar, darbe almaması için dövmeye ultra dikkat edilecek (bu tür teorik bilgiler orada da söylenmekte ama söylenenleri hatırlamıyorum dersen sana verilen broşürü de okuyabilirsin). Biz dövmeden bir gün sonra erken yılbaşı kutlaması için bir partiye gidip kollarımızı savura savura dans etmiştik (tabii ki dövmelerin farkında olarak) ve bunu da jelatine borçluyuz. Bi’ bir hafta ona dikkat edin yani ki çektiğiniz acı bir şeye değsin.*

Yaptırmak ya da yaptırmamak, işte tüm mesele bu ve sen bunun üstesinden gelebilirsen gerisi de kendiliğinden gelecektir. Şu maddesel bilgileri de verip bu konuyu izninle kapatmak istiyorum. Ne olursa olsun bu senin vücudun, en önemlisi sakın kendimi birilerine beğendireceğim diye boş yere bu acı verici vetirenin bir parçası olma. Bunu gerçekten sen istiyorsan yaptır. Sevgiler.

  1. Dövme yaptırmadan önce iyi düşünülmeli, iyice karar verilmeli ve ilgili büyüklerden izin alınmalıdır. Eğer beş haftada bir saç yıkayan küfürbaz bir punker değilsen lütfen ailenle, en azından kendi ayakların üstünde durana kadar, dövme yüzünden ters düşme. Bak harçlık alamazsın.
  2. Dövmen için lütfen anormal yerler seçme. Zaten -190 derecelik steril bir odada bile yapılacak olsa çok sağlıklı bir işlem değil. Yani dudak içi, göz bebeği, kulak kıkırdağı, bademcikler gibi açık uçlu örneklerle devam edebileceğim doğadışı mekanları kendi hallerine bırak.
  3. Dövme yaptırırken mümkünse para konusunu ikinci plana at. Gerçekten iyi, temiz yerler muhtemelen biraz tuzlu çalışıyordur (varsayıyorum) ama risk almamak için önce araştır, sonra parayı temin et ve en son yaptır. Hele hele evde, arkadaşında, okul tuvaletinde veya halk otobüslerinde bu tür işlere hiç kalkışma. Iyy!
  4. Dövme yaptırmadan önce dövme yaptıracağın mekana çok yüksek umutlarla gitme ki sonradan dudağını iki metre asma. Sonuçta çalışılan alan canlı, içinde hücreler barındıran cıvıl cıvıl, özel dizayn: insan derisi. Akıllı telefon ekranından güzel duran dövmesi-yapılacak, derinde güzel durmayabilir.
  5. Dövme yaptırmak acıtıyor. Renkli dövmelerde boyama tekniği kullanıldığı için çok daha acıtıyor. Boyanan yer tekrar boyandığı için çok çok daha acıtıyor. Acıtmıyor denilmesin, yalan. A geçmiyor mu, geçiyor. Bir saate eskisi gibisin (jelatinle kaplanan yerde jelatinin hissi olacağı için tam da eskisi gibi değilsin aslında) ama orası sonradan kaşınıyor, jelatinden çıkmak ve özgür olmak istiyor, su istiyor, ekmek istiyor, biraz da dans istiyor (ki biz dövmelerimizi dansa hemen götürmüştük, heheh).
  6. Son olarak, tekrar etmeyi gerekli bulduğum için; dövmeyi sadece sen istiyorsan yaptır. İstemekten kastım, kendin için istemek. Yine de en iyisini sen ve sana uygun şartlar bilir tabii ki.
Dövmemin 11. gününde, tam da bu yazıyı editlerken.

Bitti! Teşekkürler.

* Yazının son halinin düzenlenmesi dövmeden iki hafta sonra olduğu için o kısımlar ilk hafta yazıldıkları haldeler. Şu an dövmem gayet iyi, kaşınması geçti ama sadece soyulmalar var.