müzik bir insan olsaydı

Müzik Bir İnsan Olsaydı Bu Yazdıklarıma Alınabilirdi Ama Aslında Ona İltifat Ediyorum

Müzikle ne kadar zamandır bütünleşik yaşadığımı hatırlamıyorum. Benim için çok önemli önceliği var-dı müziğin. Kulaklığım olmadan evden çıkamazdım, bir şeylerle meşgul oluyorken arka planda her zaman müziğimin olması gerekirdi falan filan. Ama öyle gece bile kulaklığı takayım ve müzikle uyuyayım gibi bir tip değil-dim bereket versin. Yeni neler çıkmış onları da çok takip etmem; genellikle sevdiğim şarkıları dinlemeyi severim ya da içinde kendi emeğimin geçtiklerini. Neyse, bu çok ayrı bir konu. Gelmek istediğim noktaya varmak istiyorum: Ben n’apıyorum?

Dünya dönüyor ve döndükçe dönüyor ve ben 7/24 müzik dinliyorum. Bunun amacı ne? Müzik ruhun gıdasıdır evet ama tıklım tıkış içine girdiğim metroda bile bunu yapmak zorunda mıyım? Sıradan bir günde, asfalt kaldırımda ilerken belki düşünebilirim ama göl kenarında, önümde palmiye ağaçlarının şaha kalkmış durduğu o güzelim yürüme anında da mı müzik dinlemeliyim? Çok sıkıcı. Hem kulaklarımı ağrıtıyor.

Müzik dinlemeyi bıraktığım andan itibaren hayatın ele avuca gelmeye başladığını fark ettim. O kulaklıklar sürekli çenemden aşağı sallanırken gün içinde sanki bir film fragmanındaydım ve zevksiz birkaç kişi -bırakın ya, fragman izlenmez mi?!- beni hızla ileri sarıp duruyordu. Taşıtta, yürürken, hatta bazen etrafımdakilerden bir an önce ayrılayım da müzik dinleyeyim’deki anlarda… Bağımlıydım herhalde. Şimdi her şey çok daha gerçekçi geliyor. Gün boyu bilinçliymişim gibi hissediyorum. Şöyle:

Yolda yürürken en basiti, etrafımı dinliyorum. Ayakkabıların çıkardığı sesleri, taşıtlarınkileri, insanların ses tellerinden gelenlerinkini… Fimlerde de en sevdiğim yerlerdir müziksiz yürüme sahneleri. Müziksiz her sahne. Gerçek hayatla çok daha özdeşleştirebiliyorum bu sebeple çünkü. Müzikle kendimi bildim bileli iç içeyken şimdi bunları söylemem çok çelişkili teorikte. Artık müziği sadece ona tamamen konsantre olabildiğim zaman dinliyorum. Eğer depresyona filan girmezsem tabii. Depresif ruh hallerin yegane yol arkadaşıdır çünkü şarkılar.

[the_ad id=”1206″]

Müzik dinlemediğim anda düşünebiliyorum. Kafamda bir şeyler kurabiliyorum. Müzikleyken dinlediğim şarkı hareketliyse diyelim, o şarkı için nasıl bir koreografi hazırlardım bunun hayalini kuruyorum sadece. Ayrıca dinlediğim şarkıları defalarca dinlediğim ve hele de seyahat halindeyken daha önce dinlemediğim şarkıları dinlemekten hiç haz etmediğim için boşa kürek çekiyorum hissi yaşıyorum. Böyle basit bir şeyde bile eğlenemiyorum, acaba gerçekten iyi miyim ben?

Ama bir düşünün mesela, mükemmel tasarlanmış kulaklarımızı neden sürekli aynı şarkıyla boğup duruyoruz. Zaten yeteneğini bloke etmesi en zor duyu organını bir de gün içinde belki de 6 saatten fazla kulaklıklara maruz bırakmak, onu da geçtim bunu hep aynı şarkılar için yapmak insanın kendisine zarar vermesi değil midir? Tatmak istemediğimiz şeyleri tatmayız, görmek istemediğimiz şeyleri görmeyiz ya da koklamak istemediğimiz şeylerin kokusunu almamak için burnumuzdan değil de ağzımızdan nefes alırız ama ya duymak istemediklerimiz meselesi? Herkesin içinde onca saat kulaklarımızı tıkayacak halimiz yok değil mi, hem çok da tehlikeli olurdu.

Bunları siz de yaşıyorsanız muhtemelen bunu lisede kaptınız ve artık vazgeçemiyorsunuz. Bir deneyin. Bir hafta kulaklıkla her dakika müzik dinlemeyi bırakmaya zorlayın kendinizi. Müzik zevkinizin sadece ona özel anlarda keyfini çıkarın. Sevdiğiniz birkaç şarkıyla moda girin ve sonra dinlemek istediklerinize, yani hiç dinlemediklerinize ama dinlemeyi planladıklarınıza, odaklanın. Bırakın gün içinde kulaklarınız görevini yapsın, hayatın gerçeklerini duymanızı sağlasın. Odaklanın, dış dünyaya odaklanın. Güzel havayı fırsat bilip bağlara, bahçelere fırladığınız anlarda bırakın kulaklıklarınız evde kalsın. Siz doğayı dinleyin. İnanın, Güneş’in sıcaklığının bile sesi geliyor.

Heheh. Bu yazı, genç bir kızın günlüğünden kopup yere düşen ve ondan nefret eden başka bir kız arkadaşın bulup bunu okuduktan sonra onunla dalga geçebileceği gibi bir yazı oldu çokça sanki. Neyse, “Now Playing – Gonna’ Raise Hell by Cheap Trick”!

Daha Fazla İçerik
Tipik Kavgalar
Tipik Kavgalar