zebra ile aslan

Zebra ile Aslan

Bir zebra varmış. Mutluymuş. Mutlu değilmiş. Her şey için minnettarmış. Çizgileri için, güçlü butları için, sıcak bir yerde yaşayabildiği ve diğer zebralarla, ailesiyle hayat boyu birlikte olduğu için. Ailesine geçmişte saldıran bir aslan grubu içindeki genç aslana aşık olması sebebiyle fakat kendisinden nefret etmeye başlamış. Zebralar aslanlara düşmanmış çünkü. Yıllar boyu kovalanmışlar, bir zebranın önünde bir başkası yenmiş ve daha da vahşice şeyler. Bizim divane zebra ise o aslanı üzerindeki her bir çizgiden daha fazla sevdiğini kendisinden saklayamıyormuş.

Aslan ve ailesi av için etrafı kolaçan ederken aslan o zebrayı görmüş. Etli butluymuş, vs. Aralarında anlaşırlarken o zebra benim, demiş diğerlerine. Otların arasında gizlenme faslı başlamış. Zebralar zebraca otlarken grubun lideri bir şeylerden şüphelenmiş ve oraya buraya atlamış, zıplamış. Aslanlar da maskelerinin düştüğünü anladığı için hemen atılmışlar ileri. Zebralar bir oraya bir buraya kaçarken bizim divane ise mutluluktan dört köşeymiş. Koşuyormuş ama sevdiği aslanı gördüğü için mamafih, mutluluktan güçsüzleştiğini hissetmiş.

Aslanın bir süre sonra kendi peşinde olduğunu anladığı an ön ayakları birbirine dolanmış ve yere yuvarlanmış. Aslan o anda zebranın boğazına yapışıvermiş. Zebra, aslanla göz göze geldiğinde ona derin derin bakmış. Hırçınmış, onun peşine özellikle düştüğü için de ne kadar tevazulu, diye düşünmüş onun hakkında. Aslan olabildiğince güçlü sıkıyormuş zebranın boynunu. Zebranın gözlerine daldığından çene kasları bi an için gevşemiş, gevşemiş ve çenesi artık güçsüzmüş. Isırılan yer ise cehennem gibi kanıyormuş. Kırmızı ve sıcak.

[the_ad id=”1206″]

Zebranın soluk alışverişi düşmüş, düşmüş. Tehlike umurunda değilmiş zebranın. O an beraberlermiş ya, solukları birbirlerine çarpıyormuş ya daha ne isteyebilir. Aslan ise neden durduğunu bilememiş. Zebra altında çırpınmaya başlayınca kendine gelmiş ve daha güçlü şekilde ısırmış kanayan yeri. Zebra için her şeyin sonuymuş. Aşkı onu kurtaramamış, onu ölüme götürmüş, böyle hissetmiş zebra. Ruhu yükselmiş birden, şaha kalkarak bedeninden. Cesedi ve aslan şimdi ayaklarının altındaymış. Bir güç onu yukarıya çekiyormuş, çekiyormuş. Zebra gökte kaybolmaya yükselirken aklı ise aşağıdaymış.

Aslan zebranın öldüğünden eminmiş. Çenesini serbest bırakmış ve etrafına bakmış. Etrafına bakınca kimsenin olmadığını görmüş, ne aslanlar ne diğer canlı yemekler. Diliyle ağzının çevresini yalaya yalaya görebildiği ilk açıklığa doğru yürümeye başlamış. Şimdi tempolu yürüyormuş. Artık koşmuş. Aşağıda gördükleri ise ruh olan zebranın gülümsemesine sebep olmuş. Ne garipmiş, o aşkı için ölmüşmüş ama aşık olduğu, onu yemek istememiş bile. Gökyüzüne iyice yaklaşırken, tıpkı bir topak kurumuş çamur kütlesinin un ufak olması gibi yok olmuş zebra.